Ormanlar ‘RANTÇILARA’ kurban mı ediliyor!

Ormanlar ‘RANTÇILARA’ kurban mı ediliyor!
Daha Fazla Göster

“Gözne, Ayvagediği, Arslanköy, Fındıkpınarı’ndan, Çavak, Emirler, Değirmençay, İnsu, Kocahamzalı’ya rant uğruna orman katlinin ‘dehşeti’ne tanık olursunuz.” – “Bu durum, kimin umurundadır acaba? Milli Emlak, Hazine, Orman Müdürlükleri, Belediyeler, Muhtarlar bu konuda ne yapıyorlar..?”

Bir ülkenin doğal ve milli servetlerinin, toprağı, dağı, akarsuları, ormanı ve varsa denizi olduğunu vurgulayan Mersinli Aktivist-Yazar Süleyman Çelikcan, “Vatandaşlar büyük emeklerle bu kaynakları şekillendirerek daha değerli hale getirirler. Fakat bazı ülkeler ve vatanımızda da bunlara her ne kadar milli servet denilse de maalesef, önemli ölçüde talanlar ile vurgunlar yüzünden kamu yararından ziyade kar uğruna katledilmekte, “Bu memleketin malı deniz, yemeyen domuz” deyimine uyan insanlar (domuzlar) tarafından talan edilmektedir.“ dedi.

Konumuz olan, “ormanların” insanlığa, kamuya, oksijen, yağmur, bitki, barınma, ısınma, serinleme, kâğıt vs. gibi ihtiyaçlarına cevap verdiğini, birçok hayvan türüne de hayat sunduğunun bilindiğini belirten Aktivist-Yazar Süleyman Çelikcan, “Ülkemizde ve kentimizin ilçelerinde, ormanlarımızın farklı miktarda ama özellikle denize yakın bölgelerde, göl çevrelerinde, akarsu kenarlarında, yayla tepelerin yamaçlarında ‘bina yaparak’ rant (büyük kârlar) sağlamak için ağaçlar kesiliyor, ormanlar yakılıyor. Belki en masumu, mera veya tarım yapma amaçlısı olsa da, bu bir talandır, katliamdır.” diye konuştu.

“RANT UĞRUNA ‘ORMAN KATLİNİN DEHŞETİ’ YAŞANIYOR!”

“Mersin merkezden Kuzeye doğru dağlara çıkın, Ayvagediği’ne kadar, Mersin’den Arslanköy’e kadar, Mersin’den Fındıkpınarı’na kadar yol aldığınızda, yine merkezden, Çavak, Emirler, Değirmençay, İnsu, Kocahamzalı köylerini (mahalleler) dolaşırsanız, rant uğruna orman katlinin “dehşeti”ne tanık olursunuz.” diyerek tepkilerini dile getiren Süleyman Çelikcan, “Çünkü büyük paralarla yapılan (evlerin) yaylalık olmaktan öte birer şato veya çok katlı satılık apartman olduklarını göreceksiniz. 20-30 yıl önce, şehir merkezine yürüme mesafesinde olan orman, şimdi 20-30 kilometre uzağımızdadır. Bunun sorumlusu yalnız vatandaş değildir. Bu tablo, 30 yıl öncesi özel serveti kutsayan ve köşe dönmeciliği başarı kıstası gören, Turgut Özal Hükümetinin bize bıraktığı kötü mirastır.  ‘Ben zengini severim… Benim memurum işini bilir… Anayasayı delmekle bir şey olmaz…’ Cümlelerini, ‘Dolar için Turizme her yol açıktır’ deyimiyle süslemişlerdi.
İşte devleti yönetenlerin felsefesi bu mantık olunca, Bu memleket deniz yemeyen domuz veya keriz; moda haline getirilmiştir. Özal Hükümetleri, çıkardıkları yasalarla, binlerce köyü belediyelik yaparak deniz, orman, doğa ve dağlardan, ‘kaynak yaratın’ talimatıyla da aslında belediyelere, ‘talan serbest’ demişlerdi.” şekilde konuştu.

“TALANA GÖZ YUMULDU, PEŞKEŞE ZEMİN HAZIRLANDI”

AKP iktidarı da çıkardığı başka bir yasayla, kapattığı binlerce belde belediyesini, büyükşehir veya ilçe belediyeleri bünyesine verdiğini hatırlatan Çelikcan, “O yasa değişikliği, birçok doğal ve milli kaynakları, Belediye yönetimlerinin yandaş insafına, talancı vicdanına ve gösteriş israfına açık hale getirmiştir. 1980’den bu yana Anayasa ve yasalarda, doğal ve milli kaynakların kamusal niteliği aleyhine birçok değişiklik yapıldı. Çünkü her iktidar, ekonomik beceriksizliğine veya iflas çaresizliğine, toprakları, dağları, suları, ormanları, kamu tesislerini kiralayarak veya satarak, ‘güya çare aramış’ ama talana göz yumarak, peşkeşlere zemin hazırlamıştır.  Günümüzde kentimizin Toros dağları eteklerindeki ormanlarda açılan irili ufaklı gedikler, binlerce ağacın kesilmesiyle oluşturulmuştur. Bu orman talanı her ilçemizde yapılmıştır.” diye konuştu.

“BU DURUM KİMİN UMRUNDA..?”

“Bu durum, kimin umurundadır acaba?” diyerek soru soran Mersinli Aktivist-Yazar Süleyman Çelikcan, “Milli emlak, Hazine, Orman Müdürlükleri, Belediyeler, Muhtarlar bu konuda ne yapıyorlar..? Meraktayız..!
Fakat bir önlem olsaydı, sanırım bu derece orman heba edilemezdi… Ayrıca talana karşı çıkan duyarlı vatandaşlar da Jandarma, Polis ve soruşturma tazyikine uğramayacaklardı.
Orman talancılarının yaslandığı gerekçeler, orman vasfını kaybetmiş, zilliyet, 20-30 yıl kullanıcı, 2-A, 2-B arazisi tanımı veya ‘tapulu malımdaki ağacı izinle kesiyorum’ deniliyor. Yukarıda adı geçen köylerde çok sayıda genç ağaçlar kesilmiştir.  Oysa Orman Müdürlüğü bile ormanlardaki ağaçların türüne göre 50-60 yaşlarında kesilebildiğini öğrendik. Ama rantçılar ağacı keserken genç yaşlı dinlemiyor..! Fırsatçılıkla ormanda tarım için yer açanların bazılarına bakıyorsunuz, satacağı veya kiraya vereceği 3-4 katlı apartmanı dikivermiş. ‘Kar için her fırsatı kullanmak mubahtı ya.’ Zaten korona salgını, parası olan için dağa kaçma sebebi oldu. Sonuç olarak;
Sahil ve ormanlar beton yığını, dereler HES’lerle doldu. Bu durum doğanın kar hırsına teslim edilmesidir.” diyerek sözlerini noktaladı.

Kaynak: Mersingazetesi.com

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

Yorumlar kapalı.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal